25 Mayıs 2015 Pazartesi

Dungeon ni Deai wo Motomeru noha Machigatteiru darouka

              Merhaba, bugün size sonbahar sezonunun eğlenceli animelerinden birini tanıtacağım. Animemizin adı biraz uzun, Dungeon ni Deai wo Motomeru noha Machigatteiru darouka diğer bir değişle "Seninle zindan da buluşmak istemem yanlış mı?". Bunu her defasında yazmak çok uzun olduğundan dolayı Japon dostlarımızın kullandığı gibi "DanMachi" isimini kullanacağım.
              İlk olarak DanMachi isimi animemizin ana karakterinden bahsetmek istiyorum. Kendisi ilk bölümde ortaya çıktığı gibi zayıf ama güç isteyen biri. Olaylar ana karakterimizin güzel bir ablamız tarafından kurtarılması ile başlıyor.
              Animenin ana konseptine gelecek olursak, zamanında tanrılar dünyayı keşfediyor ve burada yaşamak için cennetten ayrılıyorlar. Dünya da bu pagan tanrılarının tek kuralı kutsal güçlerini kullanmamaları. Tanrıların tek yaptığı şey kendilerine şampiyonlar seçip onlara bazı güçler bahşetmeleri. Kahramanlar ise Babilin kulesi isminde göğe yükselen bir kulede bu güçlerini kullanarak mitik yaratıklar ile dövüşüyorlar. Bunun karşılığında kazandıkları şeyleri satarak yaşamlarını devam ettiriyorlar.
              Her tanrının kendi şampiyonları ile kurduğu bir aile yapısı var ve buna familiga yani aile deniyor. Ana hikaye ise Ailesine sadece bir kişi bulabilmiş fakir tanrımız Hestia, ana karakterimiz ve Loki ailesinin lideri kızımız etrafında dönüyor
               Hikayemizin ileri saflarında karakterimiz adeta kendine bir harem kurarken "sevgi ve iradenin gücü" ile normal bir insana göre çok hızlı bir şekilde kendini geliştiriyor.

              Hikayemiz bu, peki açık noktalar neler? İlk olarak karakterimizin gelişme hızı bunun uzun soluklu bir anime olmadığını gösteriyor çünkü Shounen animelerde animeyi anime yapan karakterin gelişme sürecidir. Naruto'nun gelişme hızını 10 a katlayan yapısı animenin de 10 katı daha az bölüme sahip olacağının göstergesi. Bunun dışında her gün bir kızın karakterimize tutulması seyircinin kimi destekleyeceğini şaşırmasına sebep oluyor.
              Hikayenin neredeyse bir "tanrı" fantazisi üzerine kurulduğunu söyleyebiliriz. Ancak ilerleyen bölümlerde ergen kitlenin hayallerini kenara atıp bir adım ileri gidilerek çok başarılı şeyler başarılabilir. DanMachi bu yönden yazık edilmiş bir temaya sahip ancak dediğim gibi her an rüzgar tersine dönebilir.
              Animenin en büyük sıkıntısı ise tabii ki zindan sistemi ve karakterin "rare item" gibi terimler kullanmasıyla online bir oyunmuş gibi lanse edilmesi. Bu yüzden gerçek bir hikaye değilde online bir oyun hikayesi okuyormuş gibi hissettiğimiz yerler var. Neyse ki güzel çizimler ve başarılı atmosfer bunu dengeliyor.

Puanlama:
Çizim: 8/10
Hikaye: 6/10
Müzik: 7/10

Genel: 6.5/10

23 Mayıs 2015 Cumartesi

Fate/Stay Night : Unlimited Blade Works


             Merhaba bugün size Fate/Stay Night isimli görsel roman türündeki oyunun üç orjinal rotasından olan Unlimited Blade Works rotasının yeni anime uyarlanmasından bahsedeceğim.
            Öncelikle üç rotadan kısaca bahsetmem gerekirse karakterimiz her rotada başka bir kıza aşık oluyor ve bu olayları baştan sona değiştiriyor. Anlatacağım rotada ise karakterimiz Tohsaka Rin isimli bir büyücü kıza aşık oluyor.
            Ana karakterimiz lise çağında bir çocuk. Kendisi bir büyücü tarafından evlat edinilmiş ve eşyaları tamir etmek gibi ufak tefek büyüler üzerinde ustalaşmış. Ancak ilerleyen zamanlarda ortaya çıkan büyücüler ana karakterimizin bu konuda ne kadar eksik kaldığını gösteriyor.

            Hikaye kutsal kase adı verilen büyülü bir eşyanın yer yüzünde yaşamış yedi efsanevi kahramanı "kahramanlar tahtı" adında bir boyuttan dünyamıza getirmesi. Sözünü ettiğim kahramanlar Büyük İskender ve Kral Arthur gibi kahramanlar ve bu kahramanlar insan üstü güçlere sahipler.
            İlk bölümde genel olarak bu konseptin başlangıcına odaklanılmış. Rotanın ana kadın karakteri Tohsaka Rin'in gözünden durum açıklanmış. Kutsal kasenin yedi kahramanı çağırması ile birlikte kutsal kase savaşı başlıyor. Bu savaş kahramanlardan sadece bir tanesi kalana kadar devam ediyor ve bu savaşta klise hakemlik yapıyor.
            İkinci bölümde yedinci kahramanın ana karakterimiz tarafından dünyaya yanlışlıkla çağrılması ve elinde bunu kanıtlayan mührün ortaya çıkmasıyla olaylar başlıyor.

            Üstün efektleri ve ana seslendirme kadrosunun orjinal kadro ile aynı olması bu animenin en başarılı yönlerinden birisi. Ayrıca ana hikayenin oyun ile birebirgitmesi hatta oyunda kısa geçilmiş yerlere güzel can alıcı açıklamalar eklenmesi bu animeyi bir baş yapıt haline getiriyor. 
            Tek dez avantajı seçilen rotanın en çok aksiyon içeren rota olması. İlk rotanın 2004 de çıkan animesinin çok yetersiz kalması o rotanın tekrar uyarlanmasını çok cazip kılabilirdi. Ayrıca Heavens Fell isimli son rotanın da çok karanlık ve cinsel içerikli sahneleri dolayısı ile tercih edilmediğini görebiliyoruz.

Puanlama:
Çizim: 10/10
Hikaye: 10/10
Müzik: 9/10

Genel: 9.5/10

23 Nisan 2015 Perşembe

Arslan Senki ( Arslanın Efsanevi Hikayesi )

            Merhaba Anime Üzerine isimli bloğumun ikinci girdisini okumaktasınız. Bu girdim "Arslan Senki" isimli anime üzerine olacak. Ekranlara bahar döneminde gelen bu animenin yakın zamanda 3. bölümü çıktı. Ancak ben size bugün sadece ilk bölüm ile ilgili izlenimlerimden bahsedeceğim.
            "Arslan Senki" diğer bir değişle "Arslan'ın Efsanevi Hikayesi", kurgusal bir dünyada Pars isimli bir ülkenin baş kenti Ecbatana da geçiyor. Pars İmparatorluğu korkunç kral Andragoras tarafından yönetiliyor. Hikaye başlarda küçük Arslana odaklanıyor. İlk bölümde karşımıza bir çocuk olarak çıkan Arslan bölümün büyük bir kısmını krallığı bize tanıtarak geçiriyor. Bu tanıtım tabii ki sözlü bir tanıtım değil ancak bir prensin sürekli olarak yapmadığını düşündüğüm şehir turu bu izlenimi bırakıyor.
            Bölümün ilerlemesiyle Pars İmparatorluğunda bulunan hayvanların dahil olduğu bir bilgi havuzuna düşüyoruz. Bu bir anlama güzelken bölüm boyunca şehir insanın Prens Arslan a gösterdiği iyi niyet ve büyük aşk bunun sebebini sorgulamamıza sebep oluyor. Bölümün ilerlemesiyle Ecbatana nın halkından kraliyet kesiminin iç politikalarını öğrenmeye başlıyoruz. Arslanın annesi ve babası ile bir sorunu olduğunda tam olarak bölümün bu kısımlarında anlıyoruz.
            Animede karşımıza düşman olarak çıkanlar yabancı ülkeler oluyor. Bunların en göze batanı ise köleliğin yaygın olduğu Pars İmparatorluğunun, herkesin eşit olmasını başlıca kural sayan bir toplumla çatışması olduğunu söyleyebiliriz. Böylelikle Antik Mısırdan ezgilerde görmüş oluyoruz.
            Bölümün sonlarında ise Etoile isminde bir savaş esiri çocuk köle olmayı kabullenmek yerine kaçıyor ve Arslanı esir olarak yanına alıyor. İtiş kakış ve uzun bir koşunun arasında yapılan fikir alışverişi ile Arslanın kölelere alışık yapısı birden kuşku ile parçalanmaya başlıyor. Bölümün belki de en zayıf halkasının ise çabuk değişen bu karar olduğunu söyleyebiliriz ancak Arslanın bölümün başından beri gösterilen zayıf yapısı bunu destekler nitelikte.
      Çizim kalitesi ve müzikler yönünden çok başarılı olan bu animenin iyi bir manga adaptasyonu olduğunuda söyleyebiliriz. Ayrıca "Full Metal Alchemist" karakterlerini tasarlayan kişi burada aynı görevde olduğu için zaten bu animenin yayın hayatına bir sıfır önde başladığını söyleyebiliriz. Kurgusu başlı başına güzel ve genelde batı veya doğu odaklı animelerin çokluğundan orta doğuyu konu alması onu türünün nadir örneklerinden biri yapıyor.

Puanlama:
Çizim: 9/10
Hikaye: 9/10
Müzik: 8/10

Genel: 9/10

9 Nisan 2015 Perşembe

Owari no Seraph ( Sonun Serapı )

            Öncelikle hoşgeldiniz demek istiyorum. Yeni animeleri tanıtacağım blogumun ilk konusu "Owari No Seraph", Türkçesi "Sonun Serapı" olan bu anime dram, olağan üstü türlerine ait.  Ayrıca anime için önerilen yaş aralığı 13 yaş ve üzeri.

            Anime sarsıcı bir şekilde başlamak ile birlikte bu ilgi çeken yönünü ilk bölüm boyunca yaptığı zaman atlamaları ile alışkanlık haline getiriyor. Zaman atlamalarının yerinde olması kaş yaparken göz çıkarmamalarını sağlamış. "Sonun Serapı" hikayesini ilk bölümde 13 yaş altında ki çocuklar üzerine döndürse de bölüm sonunda yaptığı zaman atlaması ve ana karakter olduğu animenin ilk anından itibaren anlaşılan karakterin delikanlılık yıllarını göstermesiyle bu durumun fazla uzun sürmeyeceğini kanıtlar nitelikte.
               Kısaca deyinmek gerekirse  "Sonun Serapı" günümüzden çok da farklı olmayan bir dünya da bir virüsün yayılması ile 13 yaşın üzerinde ki her bireyin ölmesi ve bunu fırsat bilen vampirlerin bu işten pay almasını anlatıyor. Vampirler daha sonrasında çocuklar ile yer altında kurdukları bir şehirde adeta çiftlik hayvanılarmışcasına besleniyorlar. Ancak olayların gerçekten bir virüs yüzünden mi olduğu yoksa olayların arkasında vampirlerin mi olduğundan bahsedilmiyor.
              Bölümün sonunda ise genelde animelerde klişe olarak karşılaştığımız "Seçilmiş kişi" durumu ile karşılaşıyoruz. Ancak kurgusal dünyasının hikayesiyle gösterdiği harmoni bu klişe yi burada lezzetli hale getiriyor.
                    Çizim kalitesi ve müzikleri fena olmayan animenin kurgusu izleyiciyi kendine çekmeyi başaracaktır. Mangası çok tutan "Sonun Serapı'nın" animeye uyarlanışı ise yetersiz kalmış denilebilir.

Puanlama:
Çizim: 7/10
Hikaye: 8/10
Müzik: 6/10

Genel: 7/10

22 Mart 2015 Pazar

Açıklama

“[Anime Üzerine] isimli bu blog Orta Doğu Teknik
Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampusu TUR 102
Türkçe II dersinin projesi olarak [Mehmet Can Atalay] tarafından hazırlanmıştır.”